Özsaygısı Yüksek Çocuklar

Özsaygının duygusal durumumuz üzerinde önemli bir etkisi vardır ve bu da davranışlarımızı etkiler. Okul öncesi dönemde genellikle çocuklar özsaygılarını değerlendirirken kendilerini başkalarıyla değil de yine kendileriyle kıyaslarlar. Mesela “bak baba önceden asansörü çağıramıyordum, şimdi düğmesine basıp çağırabiliyorum” gibi ya da “önceden ayakkabımı kendim giyemiyordum şimdi giyebiliyorum” gibi. Bu olumlu bir özelliktir çünkü her çocuk kendisini başkalarıyla kıyaslasa hayata olumsuz bir bakış açısıyla başlayacak ve bu tüm hayatı boyunca böyle sürüp gidecekti. Çocuğun kendini başkalarıyla kıyaslaması daha çok ilkokul üçüncü sınıf civarında başlar. Bunun dışında okul öncesinde anne baba olarak bizler ve bebeğin çevresindekilerin geribildirimleri de özsaygı üzerinde oldukça etkin bir rol oynar. Mümkün olduğunca olumlu geri bildirimler vermeye çalışmalıyız. “Çocuğun şevkini kırma” lafı buradan gelmektedir. Bu sözün anlamı da “çocuğun özsaygısı gelişirken onun motivasyonunu engelleme” demektir. Özsaygısı yüksek çocukların yine özsaygısı yüksek anne babaları olduğu görülür. Buna şaşırmamak lazım çünkü böyle çocuklar ebeveynlerine olan bağları açısından kendilerini daha güvende hissederler ve anne babalarından daha kesin, mantıklı ve tutarlı muamele görürler.

Bebeğinizin özsaygısını geliştirmesine yardımcı olmak için:

 Bebeğinizin kendisini değil, davranışlarını eleştirin.

 Bebeğinize başarılı olabilmesi için fırsatlar sunun. Bu şekilde meydan okumasına izin verin. Örneğin 3 tekerlekli bir bisikleti sürmesini öğretin.

 Eğer bunu başarırsa onu övmekte cömert davranın. Mesela bisikleti sürmeyi öğrendiğinde “ çok güzel sürdün, hiçbir yere çarpmadan gidebildin üstelik hızlı da sürüyordun” gibi.

 Çocuğunuza onu sevdiğinizi, onunla gurur duyduğunuzu ve onun ne kadar değerli olduğunu sık sık söyleyin ve bunun nedenini anlatın. Örneğin “ arkadaşınla kendin isteyerek oyuncağını paylaştığın için seninle gurur duyuyorum” diyebilirsiniz.